...EFRASYAP...



} td {font-family: arial, verdana, tahoma, sans-serif;font-size: 8pt;line-height: 1.7;color: #444444;} td.leftside {background-color: #00ffff;background-image: background-repeat: no-repeat;background-align: right;padding: 10px;padding-top: 15px; text-align: justify;border: 5px solid #CCCCCC;} td.space {padding: 5px;} td.rightside {background: #00ffff;padding: 10px;border: 5px solid #CCCCCC;line-height: normal;} div.comment {padding-left: 30px;margin-top: 0px;margin-bottom: 0px;} div.avatar {float: left; margin: 5px;margin-left: 0px;margin-bottom: 0px;} div.author {margin-bottom: 6px;} h2 {font-family: georgia, tahoma, verdana, arial, sans-serif;font-size: 20pt;color: #555555;margin-bottom: 12px;} h2.comment {margin-top: 0px;} h3 {font-family: georgia, tahoma, verdana, arial, sans-serif;font-size: 10pt;color: #444444;margin-bottom: 0px;} font.gray {color: #AAAAAA;} a:link { color: #000066; } a:visited { color: #000066; } a:hover { color: #000066; }

EFRASYAP

• Pazartesi, Ekim 30, 2006 - BİZİM KUŞ YUMURTADAN ÇIKTI MI?

Dünyayı aslında hükümetler yönetmez. Gizli servisler yönetir. Ordular yönetir. Hükümetler ise devlete para kazandıracak profesyonellerdir sadece. Dünyayı yöneten gruplardan en ilgiçleri istihbaratçılardır. Asında resmi olarak hükümete bağlıdırlar ama onlar çekilince hükümet kuyruğuna basılan kedi gibi ortalıkta boş boş ve anlamsız sesler çıkartarak döner.
İstihbarat dünyasında bazı özel deyimler vardır. Mesela takip edilen kişi “müşteri” dir. Karargah, kale, merkez gibi tanıdık deyimler yerine “İstasyon” terimini kullanmayı severler. Birde bütün bunlar gibi “kuş yumurtası üretmek” diye bir tabir vardır. Bu ne demektir. Herhangi bir ülkede uzun vadeli yapılacak ve geniş kitleleri ilgilendirecek operasyonlar için kullanılan bir deyimdir. Aslında elinizle büyüttüğünüz bir çeşit saatli bombadır. Yapacağınız operasyon için önce bir şahıs bulursunuz. Bu şahısa x diyelim. X görevi itibariyle provakasyon yapacak ve toplumda kargaşa yaratacaktır. Ama bu x’i daha üniversite ve hatta belki de lisede bulursunuz. X aslında sizin yumurtanızdır. Bu yumurtayı çok özenli bir şekilde büyütürsünüz ve x’in yumurtadan çıkmasını beklersiniz.  Yumurtadan çıktığında artık sizin istekleriniz doğrultusunda hareket edecektir. Ve böylece sizde istediğinz psikolojik operasyonu gerçekleştirebileceksinizdir. Nasıl mı? Mesela bu x kişisini üniversite yıllarında alır yetiştirisiniz, sonra üniversiteye araştırma görevlisi, yada öğretim üyesi, hatta belki de okutman olarak almasını sağlarsınız. Sonra akademisyenlerinize yaptırdığınız araştırmaların altına imzasını attırarak x’i profluğa kadar çıkartırsınız. Bir süre sonra satın aldığınız medya kuruluşları aracılığıyla x şahsını ülkenin en muteber araştırmacısı, yazarı falan yaparsınız. Hatta “Aydın” kimliğini pekiştirmek için birde kendi uzantınız olan kuruluşlardan ödül verirsiniz. X artık olmuştur. Ve belirlediğiniz zamanlarda çok radikal açıklamalarla halkın kafasını bulandırır ve siz soğuk savaşta bir piyon daha kazanmış olursunuz.
İşte Orhan Pamuk’da bence bir kuş yumurtası operasyonu neticesinde doğmuştur. Baktığımızda aristokrasi geleneği ve bürokrat yapılanmanın ortasında büyümüştür. Fakat nasıl olmuşsa bir dönem gitmiş ABD de edebiyat kursu görmüştür. Bu kurs Iowa universitesi bunyesinde verilen International Writing Program (IWP) isimli cok ilginc bir kurs. Uluslararası Yazı programı... işte Orhan Pamuk bu kursta çok şey öğrenmiş olacak ki biden yıldızı parlıyor. Sonra Dr James Irwin Irlanda’nın başında bulunduğu IMPAC isimli şirket birden bire Pamuk’a ödül veriyor. Birde hatırı sayılır miktarda para. Dr James Irwin Irlanda başlı başına bir yazı konusu aslında. Meraklı olanlar araştırsınlar.
Aslında konuyu geçmiteki 10 yıl yayarak araştırırsak çok ilginç sonuçlara varıyoruz ama bu sonuçları anlatmaya burada sütunlar maalesef yetmiyor. Örneğin her fırsatta dile getirdiğim “4. soğuk savaş başlamıştır” cümlesinin nedeni daha rahat anlaşılır. Kısaca şunları diyebiliriz. Bir grup var bu topralarda emeli olan. Bu grup zamanında Ermenilerin “Büyük Ermenistan” hayali kendi hayallerine engel teşkil ediyor diye 1915 tehcirinin yapılmasını sağlamışlardı. Ardından bazı bürokratlarımızın katline sebep olup Büyük Türkiye hayalini de engellemişlerdir. Yakın tarhimizde sağ sol olaylarında da bu gurubu görüyoruz, alevi sünni olaylarında da. Şimdi ise yine bu grup sahnede. Bu grubun seçimler öncesinde ve sorasında AKP ile flörötünü çok iyi biliyoruz. Sonra bakıyyoruz mesela Sayın başbakan kısa bir süre önce “Şimdi Sırada Nobel var” demişti. Orhan Pamuk nobeli aldığında da Sayın Dışişleri bakanımız, bu durumu kalıcı bir zafer olarak değerlendirmişti. Fransanın Ermeni soykırımı kanunu ile kaybettiğimiz geçici yenilginin yanında kalıcı zafer... kendi görüşü saygı duyarım. Ama dünya medyasını taradığımızda konu ile  ilgili çok ilginç haberleri okuyoruz. Mesela Frankfurter Allgemei ne gazetesi kendlerinin İslamı anladığını ama İslamın kendilerini anlamadığı tezinden yola çıkarak “Kültürler Diyaloğu’ndan ve Pamuk’un Doğulu anlatma zevkini Batı’nın kuşkuculuğuyla birleştirdiğinden dem vurmaya başlamadan, şunun açıklıkla bilinmesi gerekir: Bununla özgürlük, özerklik ve insancıllık kastedildiği sürece, Pamuk Batı’nın kendisidir.” Diyor. Handelsblatt gaztesi ise Pamuk’un İslamcılara karşı oladuğu çin ödüllendirildiğini yazdı. El Pais gazetesi Pamuk’un milliyetçi kesimle ve Askerle kavgalı olduğu için Nobel Barış ödlünüde alması gerektiğini savunuyor. Bunları inanın çoğaltmak mümkün. Hatta bazıları var ki Türkiye’de hangi kesimin nasıl tavır alacağını bile yazmaya kalktı. Gerçi hesabı tutmadı ama olsun.
Birde geçmişimize bakalım. Meslea 27 Ocak 1999 tarihli Cumhuriyet gazetesine bir göz ataım. Rahmetli Ahmet Taner Kışlalı “Ben Demorat Değilim” başlıklı yazısı çok ilginçtir. Meraklı olanlar yazıyı arşivden bulsun ve baksındalr. Orada Rahmetli Kışlalı Orhan Pamuk isimli şahıs la yukarıdaki x isimli şahsın popüleritesinin arttırılmasındaki olayların akışının nasılda benzerlik taşıdığını anlatıyor. Ve Tahsin Yücel ve Emin Özdemir gibi ağırlığı olan kişilerin Pamuk’u nasıl ağır eleştirdiklerinden bahsetmiş. Hatta Prof.Fahir İz'in Orhan Pamuk’un aslıdna Atatürk düşmanı olduğunu kitaplarındaki yazılarından nasıl ortaya çıkarttığını anlatmış ve okunmaya değmez, zayıf bir kişilik olarak yorumlamış. Hatırlayalım “Kara Kitap”tan; “Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına, cumhuriyeti emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu..." Rahmetli Kışlalı Orhan Pamuk’un bir (?!) numaralı aydın olarak ilan edilmesine ise araya bit yeniği sokuşturmak olarak yorumlamış ve bunu yapanlara tiksinerek baktığını yazmıştı.
Bir Dil bilimci olan Prof. Dr. Tahsin Yücel ise Orhan Pamuk için “Türkçe’yi yanlış kullanıyor demiyorum, bence O bu dili bilmiyor bile” diyor.
Öellikle Fatih Altayı’nın sözleri tamda bizim yukarıdaki Kuş Yumurtası hadisesiyle örtüşmekte. “Orhan Pamuk 1985-1988 arasinda tam uc sene Amerika'da kaldi. Pamuk bu

donemde Iowa Universitesi bunyesinde verilen International Writing Program (IWP) isimli cok ilginc bir kursu bitirdi. Kursun amaci dunyanin degisik bolgelerinden gelen ve kendilerinde potansiyel gorulen yazarlarin Amerikan hayatini tanimalari ve kitaplarini yazabilecek guzel bir ortama kavusmalari. Pamuk'un bu kurstan sonra hayati degisti. Bu yazar egitim kursu programinin bas sponsoru ise Amerikan Disisleri Bakanligi'ydi. Bir baska ilginc yakinlik; Orhan Pamuk'un yakin dostlarindan biri de Israil kokenli Amerikan gazetecisi Jeri Liberdi. Liberdi, kurucusu oldugu Insan Haklari Izleme Komitesi'ni temsilen Turkiye'deki insan haklari ihlallerini konu alan bir rapor yazmisti. Bu raporda Turk ordusunun Kurtlere katliam

yaptigi iddia edilmisti."

İlginçlikler dizisi bitmiyor ki, Adnan Binyazar; Pamuk, "Ödül, bana verilmemiş, Türk edebiyatına verilmiştir" dese de, gerçekte bu ödül, Türk edebiyatının vardığı çağdaş aşamaya verilmemiştir; Türkiye'nin siyasal manevralarla boğazlanmak istendiği bir dönemde,
söyledikleriyle Batılı politikacıların ekmeğine yağ süren bir anlayışa verilmiştir.” Diyor.
Ahmet yıldız; "Yaşar Kemal ya da Fazıl Hüsnü Dağlarca 'NOBEL'i asla alamazdı!" Çünkü, Nobel Edebiyat Ödülü gerçekten "Muhalif!" olanlara verilmiyor!.. Kendi ülkelerinin ve halklarının başı dik, bağımsız ve müreffeh olması için "Batı" karşısında gerçekten muhalif olan yazarlar değil tercih edilen. Pamuk gibi "Batı.." ve "Batı"nın "değerleri" adına ülkesinin değerlerinin yeşermesine muhaliflik yapanlara veriliyor.”
Ve daha bir sürü haklı eleştiri.
Uyarmadan edemeyeceğim. Ülkemiz üzerinde her zaman olduğu gibi sürekli oyun tezgahlanmaya devamediliyor. Bu da onlardan birisi olabilir mi acaba. Yani bizim kuş yumurtalarından çıkan civcivlerden biride Orhan Pamukmudur.????

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2007-01-25 20:04:10 - yumurtadan çıkmak

Yazan: şenol balaban
ağzına sağlık seni gönülden kutlarım .devletimin ve milletimin hep senin gibi aydına vkalemine kurban olurum senine korkusuz yazılara veseslere ekmek su kadar ihtiyacımız var.kalemine kurban olurum senin.
Bağlantı

• 2007-01-25 20:04:08 - yumurtadan çıkmak

Yazan: şenol balaban
ağzına sağlık seni gönülden kutlarım .devletimin ve milletimin hep senin gibi aydına vkalemine kurban olurum senine korkusuz yazılara veseslere ekmek su kadar ihtiyacımız var.kalemine kurban olurum senin.
Bağlantı

• 2007-01-25 20:04:08 - yumurtadan çıkmak

Yazan: şenol balaban
ağzına sağlık seni gönülden kutlarım .devletimin ve milletimin hep senin gibi aydına vkalemine kurban olurum senine korkusuz yazılara veseslere ekmek su kadar ihtiyacımız var.kalemine kurban olurum senin.
Bağlantı

• 2006-12-27 22:39:23 - Civciv

Yazan: mikizoglu
Bizim tarihimizde birde ,Vejetaryan Anayasa Prof. vardı.Civciv için hatırlatmak isterim.Muammer Aksoy."Yumurtasız omlet".Tarihe geçti bence.Bu Anayasa ile bu kadar.Güzel açıklamalar yapmışsınız.İsrail ,Kürtlerden Medet umuyor.Ermenilerden medet umuyor.Tarih, elektriği verdiğinizde size elektrik olarak döndüğüne hep şahit olmuştur.Bazen Müşteri istasyon olabiliyor.ABD de yolun sonuna geldi gibi.Ada suların içinde Tsunami geçirebilir.Onun dev Atom bombaları kullanılmayacak kadar büyük. Ama bazı küçükler her zaman her yerde kullanılabilir. Dijital Dünyadaki elektrik,Müşteri olabilir.İstasyon zarar görebilir.
Sizin Orhan Pamuk benzeri gibi ABD eğitimli başka Büyük kimselerimiz varmı.Varsa yazın.Bazen Zülfü"de aklıma takılıyor. Ve vatan sevgisi Dolar sevgisi arasında kalanların başındamı diye sorarım kendime ,yada Dolar tercihli insanlarımızı öncelikle bizim Ödüllendirmemiz gerekir diye düşünürüm! Onlara birer tane Atatürk resimli Dolarlardan verip ödüllendirelim! .
Bağlantı

• 2006-11-10 12:48:30 - üzülme

Yazan: tuhan
Üzme tatlı canını.Bu millet sessizdir,sakindir,fazla tepki vermez ama,hainin kim olduğunu da çok iyi bilir.Gelenek gibi de torundan toruna aktarır.
Neden sol bu ülkede iktidar olamıyor zannediyorsun?
Miras bu miras.Torunların torunları da onları iktidar yapmayacak.
Yüz tane Pamuk olsa ne yazar?
Valla Nobel mezarından kalkıp bu olanları görse,kahrından ölürdü herhalde.
Bağlantı

• 2006-11-07 20:14:57 - Peki Biz???

Yazan: hackram
Peki abi bizim servislerde yok mu civciv meslesi??? Bizim istihbarat servisimizin bu tür çalışmaları yok mu??? Benim aklıma ilk gelen sensin abi, sende mi bir psikolojik savaşın parçasısın? Belki de sende yumurtadan çıktın(?!)
Bağlantı

oyun hileleri youtube makyaj yapma | Yalova | demet akalın | cografya kktc arog

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
kktc





Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa