...EFRASYAP...



} td {font-family: arial, verdana, tahoma, sans-serif;font-size: 8pt;line-height: 1.7;color: #444444;} td.leftside {background-color: #00ffff;background-image: background-repeat: no-repeat;background-align: right;padding: 10px;padding-top: 15px; text-align: justify;border: 5px solid #CCCCCC;} td.space {padding: 5px;} td.rightside {background: #00ffff;padding: 10px;border: 5px solid #CCCCCC;line-height: normal;} div.comment {padding-left: 30px;margin-top: 0px;margin-bottom: 0px;} div.avatar {float: left; margin: 5px;margin-left: 0px;margin-bottom: 0px;} div.author {margin-bottom: 6px;} h2 {font-family: georgia, tahoma, verdana, arial, sans-serif;font-size: 20pt;color: #555555;margin-bottom: 12px;} h2.comment {margin-top: 0px;} h3 {font-family: georgia, tahoma, verdana, arial, sans-serif;font-size: 10pt;color: #444444;margin-bottom: 0px;} font.gray {color: #AAAAAA;} a:link { color: #000066; } a:visited { color: #000066; } a:hover { color: #000066; }

EFRASYAP

• Çarşamba, August 9, 2006 - ANTİSİYONİZM Mİ? ANTİSEMİTİZM Mİ?

Bu iki kavram aslında birbirlerine çok yakın olmalarına rağmen birbirlerinden tamamen farklı kavramlardır. Siyonizm fikri yüz yıllardır yurtsuz kalan ve oradan oraya sürülen İbrahim oğullarının (Yahudilerin) bir yurt, vatan kazanımları için ortaya atılmış ve süregelen bir fikir hareketi gibi gözükse de aslında o kadar da masum değildir. Yıllarca sürgün hayatı yaşan Yahudiler likit yaşamaya alışmışlar ve ağırlıkta hafif ama kıymette pahalı şeylerin ticareti ile zengin olmuşlardır. Bu durum dünya devletlerinde, özelikle de Avrupa devletlerinin içinde maddi güçleriyle kendilerini koruyacak kanunlar çıkarttırmak mantığını doğurmuştur. Oradan oraya sürgün hayatı yaşayan bir milletin korunma içgüdüsünden başka bir şey olmayan bu masum hareket; gücün farkına varılmasının ardından devletlerin talihleriyle oynar bir hale gelmiştir.  Bunun en büyük örneğini ABD nin kuruluşunda yapılan Masonik ayinlerle ve halen ABD tarafından kullanılan masonik, siyonik sembollerden de anlamak mümkündür.

Siyonizmin hedefinin Yahudilere bir vatan sağlamak olduğu ve Siyonistlerin bu yönde mücadele verdikleri doğrudur. Ancak bu mücadele, tarihin belki de en acımasız, en zalim yöntemlerinin kullanıldığı haksız bir mücadeleye dönüşmüştür. 19. yüzyılda gelişen Siyonizm, Yahudilere bir yurt sağlamak amacı ile yola çıkmış, bunun için Yahudiler tarafından da kutsal kabul edilen Filistin topraklarını seçmiştir. Buraya kadar makul ve meşru olan bu hedef, Filistin'de yaşayan Müslüman Arap halkın (kenaanlılar) yok sayılması ile birlikte, acımasız bir kolonileştirme ve etnik temizlik projesine dönüşmüştür. Bu dönemde Siyonistlerin en sık kullandıkları "topraksız bir halk için halksız bir toprak" sloganı, gerçek dışı bir propagandadır. Çünkü o dönemde ne Yahudiler topraksızdır, ne de Filistin toprakları halksız. Siyonistlerin Filistin'e başlattıkları göç hareketi, Ortadoğu'da kargaşanın da başlangıcı olmuştur. Çünkü Siyonistler yeni geldikleri bu topraklarda, bölgenin halkı ile bir arada yaşamak yerine, onları evlerinden çıkarmış, yurtlarından sürmüşlerdir.

Kökenlerinin “14: Yeoşua ve Vaad Edilmiş Toprakların Alınması” gibi bazı ayetlerle Tevrat’a dayandırılmaya çalışıldığı bir ideoloji olan Siyonizm aslında hiçbir şekilde dini bir ideoloji değil, aksine Irkçı bir ideolojidir. Tevrat’a göre Allah’ın İbrahim oğullarına vaat ettiği topraklardan bütün kenaanlıların temizlenmesi gerekiyor… Tevrat’da konuşan Allah Moşe’nin yardımcısı Nun’un oğlu Yeoşua’ya şöyle der: “ Kulum Moşe ölmüştür ve şimdi kalk ve Ürdün Nehrini geç. Sen ve tüm halkın, İsraeloğulları’na verdiğim topraklara gideceksiniz. Ayağınızın bastığı her karış toprağı, Moşe’ye söylediğim gibi, size verdim. Yaşamın boyunca hiç kimse senden yetkili olmayacak. Ben de Moşe’de olduğum gibi, senin yanında olacağım. Ne sana yardımımı azaltacak, ne de seni terk edeceğim. Güçlü ve cesaretli ol ki Moşe’nin sana emrettiği gibi, Tora’ya uygun bir şekilde yaşayabilesin. Nereye gidersen git, sağa ve sola sapmazsan, doğru yoldan ayrılmazsan başarıya ulaşacaksın .”…

Halbuki gerçekte Herzl ve Nordau gibi Siyonizm kurucularını ve onları izleyen kuşakları etkileyen fikirler, 19. yüzyıl Avrupası'nın din dışı ideolojileriydi. Bunun en belirgin örneklerinden biri "sağ kanat Siyonizmin kurucusu" olarak bilinen Zeev Jabotinsky'di. Hitler ve Mussolini hayranı olan Jabotinsky, bu faşist diktatörlerin ırkçı ideolojisinin Yahudi versiyonunu oluşturmak istemişti. Siyonizm tarihi konusunda uzman araştırmacılardan biri olan Lenni Brenner, Jabotinsky'den söz ederken şöyle yazar: Jabotinsky'nin ırkçılığının kökenlerini görmek kolaydır. 20. yüzyılın yüzyıl başlarındaki zengin Batı dünyası, ırklar arasındaki biyolojik çatışmaya dair Sosyal Darwinist fikirlerle istila edilmiştir ve bu fikirler de çok geç kalmadan erken Siyonistler arasında kök salmıştır. Jabotinsky'nin görüşleri, İsrail'in kurulmasıyla birlikte Herut Partisi'nin temelini oluşturmuştur. Herut zamanla diğer bazı küçük partilerle birleşerek Likud'a dönüşmüştür. Menahem Begin, İzak Şamir, Benjamin Netanyahu veya Ariel Şaron gibi İsrail'in radikal, sertlik yanlısı politikacıları Likud'un liderleridir. Bir başka deyişle, 2000'li yılların başında İsrail'in başbakanlık koltuğuna oturan ve uzlaşmaz politikalarıyla şiddeti körükleyen Ariel Şaron'un fikri kökleri, Jabotinsky'nin Sosyal Darwinizm'ine uzanmaktadır. Bu "Sosyal Darwinist Siyonizm", İsrail'in bugüne kadar işlediği insanlık suçlarının çıkış noktasıdır. Onun en önemli yanı ise, söz konusu Siyonizm anlayışının, tamamen seküler ve hatta din-karşıtı bir ideoloji olan Sosyal Darwinizm'den kaynak bulmasına rağmen, dini bir söylem kullanmasıdır. Likud ve ondan da radikal olan İsrailli partiler; tüm Filistin topraklarını ilhak etme, Filistinlileri katliamdan geçirme veya sürgün etme ve hatta diğer Arap ülkelerinin topraklarını işgal etme gibi acımasız hedeflerini, Yahudi dininin kavramlarını kullanarak, Muharref Tevrat pasajlarından alıntılar yaparak meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Yahudilik, aynen İslamiyet ve Hıristiyanlık gibi, İlahi bir dindir ve haksız şiddet kullanımına hiçbir şekilde izin vermez. Yahudi dini, Allah'ın Hz. Musa aracılığıyla İsrailoğulları'na indirdiği kutsal hükümlere dayalıdır ve bu hükümler -tarih içinde bazı dejenerasyonlara uğramış da olsalar- genel olarak adalet, barış ve merhameti emreder. Sosyal Darwinist bir ideoloji olan radikal Siyonizmin, kendisine Muharref Tevrat'tan destek bulmaya çalışması, bir zamanlar Mussolini ve Franco gibi faşistlerin Katolik Kilisesi'ni kendi ideolojilerini desteklemek için kullanmaya çalışmalarına benzer bir ikiyüzlülüktür.

İşte tam burada Siyonizm ile Semitizm ayrılmaktadır. Siyonizm Büyük İsrail’i kurma sevdalısı bir grup dar görüşlü, yobaz’ın ortaya attığı hastalıklı bir ideolojidir. İdeoloji olduğu için de potansiyel terörizmdir. Semitizm ise sadece Yahudiliktir. Yani Anti Siyonistler Yayılmacı Irkçı, Faşist, Şiddet düşkünü bir ideolojiye karşıdır. Fakat Antisemitistler Museviliğe inanan her insana düşmandır. Bu da göstermektedir ki Siyonizm insanlık açısından ne kadar tehlikeli ve yok edilmesi gereken bir olguysa, Antisemitizm de o kadar tehlikeli ve ortadan kaldırılması gereken bir olgudur. İsrail’in amca çocuklarıyla yaptığı savaşlarda (İsrail, Filistin, Lübnan, Mısır hepsi Sami ırkından ve Araptırlar) gösterdiği alırı şiddetin ideolojik boyutu budur.

Evvelki hafta yayımladığımız “Ah Şu ideolojiler” başlıklı yazımızda anlatmaya çalıştıklarımızdan birisi de buydu. Savaşın giderek arttığı ve İsrail ile ABD nin ortak çabalarıyla Dünya kamuoyunun haklı nefretini kazanan Siyonist İsrail hükümetinin yanı sıra bütün Musevilerinin Siyonist olmadığı da unutulmamalıdır. Yani bir grup Irkçı, yobaz Siyonistin yaptıklarından bütün Musevileri kötü addetmek gereksiz bir oluşumdur. Bu duruma dikkat etmek gereklidir. Aksi takdirde Anti semit olanlarında fikri temelde Siyonistlerden bir farkı kalmayacaktır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

oyun hileleri youtube makyaj yapma | Yalova | demet akalın | cografya kktc arog

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
kktc





Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa